Banu Güven’in web günlüğü
Başbakanın geçtiğimiz günlerde partililerine yaptığı ‘muhafazakarlık çağrısı’ gerçekten endişelendirmişti beni. Başbakan, Ankara il kongresinin sonuna doğru kendinden geçip, mealen ‘Bakın dün gezdiğimiz tesislerde gördüğümüz gençlerin hali içler acısıydı. Kızınıza sahip çıkmazsanız (tabii oğlunuza sahip çıkmasanız da sorun değil ya…) ya davulcuya ya zurnacıya!!!’ gibi şeyler söylemişti. Hatta bizim Sezyum onun üzerine ne güzel bir ‘drumset’ hazırlayıp da neşretmişti geçen hafta. Ben de burada onun devamını getirmeyi düşünüyorum şimdi. Kafanızda aynı anda öten birçok zurna canlandırın.
Onların yarattığı ambiyansa yakın delilikte bir durum yaşanmış Başbakan’ın teftiş ettiği mekânda. O sırada haberimiz yokmuş. Sağolsun CHP’li Gürsel Tekin gençlere sahip çıktı da anladık işin aslını astarını. Hell yeah sayın Tekin!
Ya hiphop festivali olsaydı
Ben olaya tam olarak bu hafta başında uyanabildim yaz rehavetinden. Başbakan uzunca bir paragraf dolusu ‘muhafazakâr olalım’ konulu mesaj verince ‘Acaba hafta sonu nereye gitti ve ne gördü, yerlerde kendinden geçmiş, yarı veya çırılçıplak gençler üst üste ya da dağınık düzende ya da öbek öbek yatıyorlar mıydı’ diye endişe etmiştim. Olay bir kem gözlere şiş hareketinden ibaretmiş.
‘Devletin başına nasıl hareket çekersin???’ Heavy Metal’in sembolü el işaretini yapan, çünkü o sırada bir Heavy Metal konseri dinleyen gençler, Başbakan’ın konvoyuna Amerikanoların f.ck off işaretini yapıyor gibi algılamışlar. Kendisinin mizah dergisine açtığı davadan bu konuda aşırı hassas olduğunu biliyoruz zaten. Sen misin o hassasiyeti uyandıran işareti yapan, yürü bakalım doğru nezarethaneye. Hem de Başbakan’ın korumaları da azıcık eşlik etmişler anlaşılan.
Acaba hiphop festivali olsaydı korumalar ‘respect’ yapanları nasıl algılardı? Onlar da göze gayet cuma sonrası görünebilirdi belki. Nasıl baktığına bağlı. Neyse çocuklar gözaltına alınmış. Kem gözlere şiş yapmak suç değil. Başbakanın konvoyuna yapmak hele, hiç değil. Sonuçta çocuklar serbest kalmış tabii ve işin ilginç tarafı, ki burasını hakikaten hiç anlamıyorum, gözüme hiç heavy metalci görünmeyen CHP’de almışlar soluğu. Poz poz fotoğraf. Gürsel Tekin’in Judas Priest ya da Dio falan dinleyip dinlemediğini sorguladım bir ara. Metallica düşündüm. “Görünüşe aldanma Banu” dedim. Yok, önyargılı olamam. Sadece muhalefet için o işareti yapıyor olamaz, öyle değil mi?
Dio’nun büyükannesi
En yakın zamanda CHP Belediye Meclisi üyeleriyle bir metal konserinde head bang yapmak istiyorum. Sonra da terimiz soğurken politika konuşuruz. Kendilerine yollamak istediğim CD’ler de var.
Şaka bir yana, hakikaten “Muhalefet budur. Topu yakaladığın anda yükselip kafayı vuracaksın” dedirtiyor insana. Merak ediyorum, metalci arkadaşlar mı oraya gitti? CHP mi onları buldu? Her ne olursa olsun, durumun garipliğini o basın toplantısı daha net ortaya koydu. O bakımdan iyi oldu.
Başbakan’a da aynı CD’lerin yanında, ‘Bir Heavy Metalcinin Yolculuğu’ DVD’sini yollamak isterim. Ya da tavsiye ederim uzaktan. Orada hiç o kadar korkulacak bir şey olmadığı
gayet güzel, net bir dille anlatılıyor. Bu hareketin mucidi olarak bilinen Ronnie James Dio, “Büyükannem küçükken elimden tutup yolda yürürken sağa sola, gözünün tutmadığı insanlara bu işareti yapardı, nazar değmesin diye” diyor.
Biliyoruz ki Dio’nun atalarının memleketinde hâlâ günlük hayatta kullanılan bir işaret bu. Öyle metalci falan olmak gerekmiyor yani. Başbakan belgeselin o bölümüne hâlâ kapalı olan ama kendisinin de başka Proxy servislerinden faydalanarak girdiği YouTube’dan bakabilir. Ben kefilim, kötü bir şey yok.
Bu blog, şu anda Banu Güven'in Radikal gazetesindeki köşesinde çıkan yazılarından oluşuyor. Önümüzdeki dönemde umuyoruz ki, yazıları için daha fazla zaman bulacak ve sizlere bu blog üzerinden yazılar yazabilecek. En çok sorulan sorulardan birine de yanıt verelim; evet, bu site Banu Güven'e ait. Bir hayranı tarafından kurulmuş değil. Blog'la ilgili teknik konulardaki mesajlarınız için iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.
Twitter: http://twitter.com/banuguven
Friendfeed: http://friendfeed.com/banuguven
murat
August 5th, 2009 at 2:14 pm
metal dinlemeyide rock müzik siz sayenisde sevdim siz sayenizde haber izlemeye kara verdim yazılarınız ve haber sunarken ki tavrınız mütiş siz hayran kalıyorum izlerken
Aysan
September 9th, 2009 at 12:35 pm
Öğreti yeni zamana uyamaz, eski yeni ile olamaz, her yeni nesil eskisinden akıllıdır, o yüzdendir ki, her nesil bir sonraki nesilden endişe duymuştur. Yersiz endişeleri, her forma ayak uydurabilen insan için sadece engelleyici faktör oldu, vede yaşayan en cesurlar azınlıkta olup, olacakları için, korkaklar ordusu için tehlike oluşturup engellenmeye çalışacaklar. Balzac’dan, C. Bukowski’ye kadar bu hep yaşandı.
Barış Atasoy
September 11th, 2009 at 9:20 am
Asimov’un bir hikayesi var. Venüslüler, sanırım Teksas’lı bir redneckin çiftliğine geliyor. Adam soruyor, neredensiniz, bunlar geldikleri yeri söylediklerinde bizin redneck, bunları “uyuz Avrupalıların Venedik şehrinden” geldi sanıyor. Velhasıl kelam, olayların devamında Teksaslı çiftçi yüzünden dünya yokoluyor:)
Hassasiyet filan deyince aklıma geldi…
Ace Ventura
January 31st, 2010 at 6:03 pm
Burda yazılı olan herşey gerçekten harika …
“Başbakan belgeselin o bölümüne hâlâ kapalı olan ama kendisinin de başka Proxy servislerinden faydalanarak girdiği YouTube’dan bakabilir. Ben kefilim, kötü bir şey yok”
bunu okuduktan sonra kendime gelmem cok zor oldu hehe :)
rock n roll …