Banu Güven’in web günlüğü
Evde kameranız var mı? Peki ya vicdanınız? O kesin vardır. O zaman size anlatacaklarımla ilgilenebilirsiniz. Bu hafta insana iyi gelen bir proje başladı: Vicdan filmleri projesi. Kısa kısa vicdan filmleri… Vicdanı anlatmak için uzun metraj gerekmez ki. Bir an bile yeter.
Fikir Hrant’ın herkesi vicdana davet eden sözlerinden çıktı. “Sağduyunun, vicdanın sesi suskunluğa mahkum edildi. Şimdi o vicdan çıkış yolu oluyor.”
İşte bu kadar. Şu hayatımız boyunca aile içinde konuşmadıklarımız, okulda öğrenmediklerimiz yok mu? Bizden ırak tutulan, çünkü insan insansa eğer, vicdanını sızlatacak gerçekler… Onlar saklanır ya da tam tersine kahramanlık hikâyeleriyle, milli gururla üzeri örtülürse ne olur? Vicdan ve sağduyu uyur, uyutulur. Ama vicdan bütün baskılara ve öğretilenlere, ‘siz-biz’ ayrımına rağmen kendi başına buyruktur. Kafalar ne kadar nefretle doldurulmuş olursa olsun susturulan vicdan ayaklanabilir. Yeter ki o vicdanı uyandıracak bir an olsun. O an yaşanabilsin.
Komşu evde dayak yiyen çocuktan sokakta dayak yiyen travestiye, otobüste anadilini konuşmaktan çekinen gençten kendini kıyafetiyle ifade etmesi engellenene, başını sokacak bir çatısı olmayandan bir zamanlar olup da kaybedene kadar vicdanımızla bakabileceğimiz sayısız konu var etrafımızda. Üstelik illa trajik bir anlatım da gerekmiyor. Vicdan güleryüzlü olabilir çünkü.
Memleketin on yıllardır çözemediği onlarca meseleyi çözmenin yolu da vicdandan geçiyor. Belli konularda unuttuğumuz vicdanımızın uyanmasında. Uykuya dalmasına izin vermemekten, hatırlayabilme yeteneğimizin körelmemesinden. Projeye yaptığı çağrıyla destek veren Carlos Santana da böyle söylüyor.
Uluslararası Hrant Dink Vakfı da bunun farkında. Hrant’ın herkese ışık tutan, merak uyandıran, evlerinde rahat kanepelerinde oturanları düşünmeye sevkeden, içlerini sevgi ve merhametin sıcaklığıyla dolduran’insan’ sesi de bunu anlatıyordu. Tam da bu yüzden birilerinin, vicdan katillerinin hedefi oldu. Ama çoğalarak yaşamaya devam ediyor; bu filmlerle daha da çoğalacak.
Peki ne yapacaksınız? Kamerayı çalıştırıp vicdanınızı uyandıran ya da başkalarının vicdanını uyandırmasını istediğiniz konuyu anlatacaksınız, www.vicdanfilmleri.org adresine yollayacaksınız. Profesyonel de olabilirsiniz, ilk filmini çekecek olan bir amatör de. Bu web adresini eşe dosta yollarsanız da iyi olur. Hatta bir de İngilizcesi var:www.filmsaboutconscience.org. Proje beynelmilel. Bu sitede izlenecek filmlerin arasından seçilecekler daha sonra birleştirilip uzun metrajlı bir film oluşturacak. Festivallerde dünyanın dört bir yanından gelen bu filmler izlenecek, vicdanın sesi dinlenecek. Hrant’ın sözünü ettiği ortaklığın verdiği huzuru, güveni yaşatacak: “Gerçekliği kabul edip etmemek esasen herkesin kendi vicdan sorunudur. Bu vicdan da temelini bizatihi insanlık denen ortaklığımızdan ‘insan’ kimliğimizden alır.”
Vicdan her kapının anahtarı aslında.
Bu blog, şu anda Banu Güven'in Radikal gazetesindeki köşesinde çıkan yazılarından oluşuyor. Önümüzdeki dönemde umuyoruz ki, yazıları için daha fazla zaman bulacak ve sizlere bu blog üzerinden yazılar yazabilecek. En çok sorulan sorulardan birine de yanıt verelim; evet, bu site Banu Güven'e ait. Bir hayranı tarafından kurulmuş değil. Blog'la ilgili teknik konulardaki mesajlarınız için iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.
Twitter: http://twitter.com/banuguven
Friendfeed: http://friendfeed.com/banuguven
hayriye dartar
November 4th, 2009 at 1:28 am
Vicdan bazen insanoğluna tehlikeler yaratabilir .Vicdanı dogru yerde zamanda kullanılmalı aksi takdirde sizin iyi niyetinizi algılamayan mutlaka çıkacaktır .Tıp Meşhur Kürt Açılımı gibi
eskiten
January 16th, 2010 at 5:25 pm
vicdan mı dediniz.. içeriye bir yazı alalım öyleyse:
http://www.mehmetcetin.info/index.php?option=com_content&task=view&id=73&Itemid=61