Aşk-ı Memnu Şöyle oturup yarım saatte güzel bir köşe yazısı yazayım dedim… Başlıyorum…
Konumuz öpüşme. Bunu haftalar önce bir magazin ekindeki haberi gördükten sonra yazarım diye düşünmüştüm. Alt alta, belki altı- yedi diziden öpüşme sahnelerinin fotoğrafları vardı ve mealen ‘Bu sahneler dizilerin reytingini uçurdu’ gibi bir fikir dile getiriliyordu. Yeşilçam’da öpüşme bariyerinin çoktaaan aşıldığını, milletin dudakların birleşmesini artık kanıksadığını düşünürken, hemen her gün öpüşme haberlerinin birinci sayfaları kapsaması dikkate değerdi. Sonra araya başka bir konu girdi, ‘Türkiye’nin yumuşak karnı: Öpüşme’ başlıklı bir yazı için geç olacağını düşünürken, bu kez RTÜK başkanı konuştu: “Aşk-ı Memnu… Hepiniz şikayetçisiniz değil mi? Ama Aşk-ı Memnu’nun finalindeki öpüşme sahnesi neden Türkiye’de reyting zirvesi yaptı? Şu toplumun milli ve manevi değerleriyle Etiler’de oturanların milli ve manevi değerleri aynı mı?” Acaba öpüşme sahneleri Etiler’de mi daha çok izlenmişti?
Başkana göre ahlaki ilkeler zorlanıyordu. Yasa koyucunun “Toplumun milli ve manevi değerlerine aykırı yayın yapılamaz” dediğini hatırlatıyordu. (Türkiye’de yasa koyucunun demokrasi ve maneviyat anlayışı ayrı bir yazı konusu tabii.) Ama bununla birlikte “Hiçbir yasa koyucunun televizyon yayıncısına, “Bunu yaparsan televizyonunun şartelini indiririm’’ diyemeyeceğini de söyledi kendisi. Evet, RTÜK Başkanı, eğer ajans falan yanlış yazmadıysa “Şartel”dedi, ama bunun konumuzla ilgisi yok. Yoksa tam tersi, konumuzla çok da ilgili mi acaba? Neyse, öpüşmelere geri dönelim.
‘Sevişmeden zevki çıkar mı?’
RTÜK Başkanı’nın açıklamalarının üzerinden de günler geçti. Bu sefer de bir arkadaşımın bilgisayarında ‘Bihter’in öpüşürken giydiği çizmeler yok satıyor’ gibi bir başlık gördüm. Bu sahneler internet sitelerinin hitlerini arşa yükseltiyor herhalde. Bol fotoğraflı galeriler falan. Siz tıklayın, web sitesi kazansın. Bu da başka bir konu…
Sonunda hiç izlemediğim ateşli öpüşme sahnelerinden birini görmek için google’da arama yaptım, 438 bin başlık çıktı. Çoğu video. Bir sitede 60 bin küsür hit vardı. Toplam hit sayısını hayal bile edemiyorum. Final bölümündeki duruma baktım, sonra da yorumları okudum. Buyrun size satırına dokunmadan birkaç örnek:
“Bunlar gençlere kötü örnek oluyor. Bu tür diziler insanların ahlakını bozuyor.” (30, erkek, Muğla)
“Çok güzel bir dizi. sevişme sahneleri biraz abartılı olsada oyuncular işi gereği mecbur yapmak zorundalar. her zaman izliycem.” (29, kadın, İstanbul)
“Sanat için herşey yapılabilir bence çok güzel bir dizi. iki oyuncuyu beyenerek izliyorum başarılarının devamını diliyorum. (24, erkek, İstanbul)
“Bence ahlak sınırlarını zorlayan bir dizi. biraz daha sevişme sahnelerini azaltmaları gerekir. toplumun tepkiside bu yönde. ahlak dışı sahnelerden uzak durulmalı.” (37, erkek, İstanbul)
“Bırakın abicim ya kim kiminle sevişiyorsa sevişsin. izleme sende zorlana izleten yokya alırsın kumandayı eline kapatırsın kanalı. olayı abartmayın, izleyen izler izlemeyen kapatır.“ (43, erkek, İstanbul)
“Şifre uygulaması gayet güzel bir fikir hiç yoktan ikide bir kanal değiştermek zorunda kalmıcaz.”
(26, kadın, İstanbul)
“Bihtere hastayım yaa sakın kaldırmayın.”
(23, erkek, Elazığ)
“İyi düşünmüşler akşam çoluk çocuk dizi izleyemiyorduk. rtüke teşekkürler.” (32, erkek,  Rize)
“Bende geçen gün haberlerde izledim. akşamları dizi keyfimiz vardı artık oda yok yabancı ülkelerde nasıl türkiyede nasıl ben böyle birşeyi ilk defa görüyorum. sevişmeden zevki çıkarmı bence kaldırılmamalı, şifre koydurulmamalı.” (22 yaşında, erkek, Trabzon)

Yarım saati geçtim
Fikir ayrılıkları şaşırtıcı değil, ama toplumun muhafazakâr kesiminin öpüşmeden yola çıkarak düştüğü ‘ahlaki erozyon’ paniği, ‘denetleme’ görevi olan bir kurulun başkanının da bu paniğe katılması düşündürücü. Ama kurulda da herkes aynı fikirde değil.
RTÜK Başkanı bizzat ‘“Dokuz kişi bir ahlaki ilke üzerinde uzlaşamıyoruz. Bütün toplumun ortak ahlaki ilkesini nasıl bulacağız’’ diyor. Zaten bence aramayın. Evrensel bazı değerler üzerinden giderseniz, işiniz kolaylaşır. Mesela televizyon yayınlarında aşka, cinselliğe ya da cinsiyet ayrımcılığına ya da sömürüye dair oturmuş bazı tanımlar var dünyada. Onlara bakın, hem daha az iş çıkar.
Bu arada yazıyı yazmaya başlayalı birkaç saat oldu. Dura kalka yazdım, araya başka işler de girdi ama kesin yarım saatten fazla sürmüştür sayın başbakanım.