5
Dec

Öpüş-me!

Aşk-ı Memnu Şöyle oturup yarım saatte güzel bir köşe yazısı yazayım dedim… Başlıyorum…
Konumuz öpüşme. Bunu haftalar önce bir magazin ekindeki haberi gördükten sonra yazarım diye düşünmüştüm. Alt alta, belki altı- yedi diziden öpüşme sahnelerinin fotoğrafları vardı ve mealen ‘Bu sahneler dizilerin reytingini uçurdu’ gibi bir fikir dile getiriliyordu. Yeşilçam’da öpüşme bariyerinin çoktaaan aşıldığını, milletin dudakların birleşmesini artık kanıksadığını düşünürken, hemen her gün öpüşme haberlerinin birinci sayfaları kapsaması dikkate değerdi. Sonra araya başka bir konu girdi, ‘Türkiye’nin yumuşak karnı: Öpüşme’ başlıklı bir yazı için geç olacağını düşünürken, bu kez RTÜK başkanı konuştu: “Aşk-ı Memnu… Hepiniz şikayetçisiniz değil mi? Ama Aşk-ı Memnu’nun finalindeki öpüşme sahnesi neden Türkiye’de reyting zirvesi yaptı? Şu toplumun milli ve manevi değerleriyle Etiler’de oturanların milli ve manevi değerleri aynı mı?” Acaba öpüşme sahneleri Etiler’de mi daha çok izlenmişti?
Başkana göre ahlaki ilkeler zorlanıyordu. Yasa koyucunun “Toplumun milli ve manevi değerlerine aykırı yayın yapılamaz” dediğini hatırlatıyordu. (Türkiye’de yasa koyucunun demokrasi ve maneviyat anlayışı ayrı bir yazı konusu tabii.) Ama bununla birlikte “Hiçbir yasa koyucunun televizyon yayıncısına, “Bunu yaparsan televizyonunun şartelini indiririm’’ diyemeyeceğini de söyledi kendisi. Evet, RTÜK Başkanı, eğer ajans falan yanlış yazmadıysa “Şartel”dedi, ama bunun konumuzla ilgisi yok. Yoksa tam tersi, konumuzla çok da ilgili mi acaba? Neyse, öpüşmelere geri dönelim.
‘Sevişmeden zevki çıkar mı?’
RTÜK Başkanı’nın açıklamalarının üzerinden de günler geçti. Bu sefer de bir arkadaşımın bilgisayarında ‘Bihter’in öpüşürken giydiği çizmeler yok satıyor’ gibi bir başlık gördüm. Bu sahneler internet sitelerinin hitlerini arşa yükseltiyor herhalde. Bol fotoğraflı galeriler falan. Siz tıklayın, web sitesi kazansın. Bu da başka bir konu…
Sonunda hiç izlemediğim ateşli öpüşme sahnelerinden birini görmek için google’da arama yaptım, 438 bin başlık çıktı. Çoğu video. Bir sitede 60 bin küsür hit vardı. Toplam hit sayısını hayal bile edemiyorum. Final bölümündeki duruma baktım, sonra da yorumları okudum. Buyrun size satırına dokunmadan birkaç örnek:
“Bunlar gençlere kötü örnek oluyor. Bu tür diziler insanların ahlakını bozuyor.” (30, erkek, Muğla)
“Çok güzel bir dizi. sevişme sahneleri biraz abartılı olsada oyuncular işi gereği mecbur yapmak zorundalar. her zaman izliycem.” (29, kadın, İstanbul)
“Sanat için herşey yapılabilir bence çok güzel bir dizi. iki oyuncuyu beyenerek izliyorum başarılarının devamını diliyorum. (24, erkek, İstanbul)
“Bence ahlak sınırlarını zorlayan bir dizi. biraz daha sevişme sahnelerini azaltmaları gerekir. toplumun tepkiside bu yönde. ahlak dışı sahnelerden uzak durulmalı.” (37, erkek, İstanbul)
“Bırakın abicim ya kim kiminle sevişiyorsa sevişsin. izleme sende zorlana izleten yokya alırsın kumandayı eline kapatırsın kanalı. olayı abartmayın, izleyen izler izlemeyen kapatır.“ (43, erkek, İstanbul)
“Şifre uygulaması gayet güzel bir fikir hiç yoktan ikide bir kanal değiştermek zorunda kalmıcaz.”
(26, kadın, İstanbul)
“Bihtere hastayım yaa sakın kaldırmayın.”
(23, erkek, Elazığ)
“İyi düşünmüşler akşam çoluk çocuk dizi izleyemiyorduk. rtüke teşekkürler.” (32, erkek,  Rize)
“Bende geçen gün haberlerde izledim. akşamları dizi keyfimiz vardı artık oda yok yabancı ülkelerde nasıl türkiyede nasıl ben böyle birşeyi ilk defa görüyorum. sevişmeden zevki çıkarmı bence kaldırılmamalı, şifre koydurulmamalı.” (22 yaşında, erkek, Trabzon)

Yarım saati geçtim
Fikir ayrılıkları şaşırtıcı değil, ama toplumun muhafazakâr kesiminin öpüşmeden yola çıkarak düştüğü ‘ahlaki erozyon’ paniği, ‘denetleme’ görevi olan bir kurulun başkanının da bu paniğe katılması düşündürücü. Ama kurulda da herkes aynı fikirde değil.
RTÜK Başkanı bizzat ‘“Dokuz kişi bir ahlaki ilke üzerinde uzlaşamıyoruz. Bütün toplumun ortak ahlaki ilkesini nasıl bulacağız’’ diyor. Zaten bence aramayın. Evrensel bazı değerler üzerinden giderseniz, işiniz kolaylaşır. Mesela televizyon yayınlarında aşka, cinselliğe ya da cinsiyet ayrımcılığına ya da sömürüye dair oturmuş bazı tanımlar var dünyada. Onlara bakın, hem daha az iş çıkar.
Bu arada yazıyı yazmaya başlayalı birkaç saat oldu. Dura kalka yazdım, araya başka işler de girdi ama kesin yarım saatten fazla sürmüştür sayın başbakanım.

 

5 Responses to “Öpüş-me!”

  1. Kemal İslim Says:

    Bir program var, televizyonda 2 dakika gördüğü kişi için “sizi beğendim, evlenmek istiyorum” densin.

    Bir program var, hurafeler dolu, inlerin cinlerin etrafta takıldığı “reality” tarzında.

    Bir program var, gerçek hayatlardan alıntı türünde olup, kimin yerinin neresi olması gerektiğini empoze etsin.

    Bir program var, “Türkiye’nin gerçeklerini” işleyen, sanki gerçekler sadece oradaymış gibi.

    Daha sayılır…

    Bir de başka bir program var, film olsun bu, konusu aşk. İki kişi 50 dakikalık senaryodan sonra çok anlamlı bir hareketle öpüşüyorlar, sevişiyorlar.

    Ve buna yasak geliyor. Diğerlerine de mi gelmeli? Hayır gelmemeli aslında. Ama öyle işte.

  2. bozan Says:

    aylar önce eşimle birlikte filipinlere gitmiştim,orada 45 gün kadar kaldım.Her zaman olmasa da haftanın üç yada beş günü vaktimi televizyon izleyerek geçirmek durumunda kaldım akşam saatlerinde tagalokça bilmediğim halde; çünkü dışarıda muazzam bir sıcaklık vardı.Aircon lu bir odada bilmediğim bir dilden yayın yapan kanalları sürekli zapink yaparak zaman geçirmeye çalışıyordum belki ilginç ve göze hoş gelebilecek bir kaç aksion görebilirdim.Sonra şunu farkettim hemen hemen kanalların bir çoğunda.Tv dizileri mutlaka zengin ve fakiri konu alıyor,sürekli ağlayan birileri var,yani diyebilirimki dizinin yarı süresinden fazlası aglamakla geçiyor,aşk ve duygu ön planda,kesinlikle patlayan bir silah göremezsiniz ve dini konular sadece çaresizliği anlatan bölümler de karakterleri ya bir kilisenin içerisinde yine ağlayıp dua ederken yada düğün töreni yapılırken görebiliyorsunuz.Bir de ağır şartlar da yaşam mücadelesi veren insanları cok sık gorebiliyorsunuz.İnanın abartmıyorum filipinlerde tv kanallarında durum aynen böyle.Sonra türkçe deki deyimiyle Nabza Göre Şerbet vermek olayı olarak yorumlamaya başladım ordaki tv dizilerinde yogun bir şekilde vurgulanan olayları.çünkü fılıpın halkının yaşamını konu alıyor yukarıda degındıgım duygu seli.Onlarda rutuk benzeri kurmlar varmı bilmiyorum ama eger olsaydı herhalde filipinlerin bayan devlet başkanını bir defa da olsa tv kanallarının birinde görebilirdim yada denk gelirdim diyim.Türkiye de ise rütük denen tv ve radyo üst kurulu siyasal iktidarın kendi tabanına dönük nabız yoklamalarının neticesine uygun hareket ettiği kanaatindeyim..siyasal iktidar açısından Tamamen menfaat ve çıkar olayı.

  3. Alper TİTİ Says:

    Aslında bu tv kanalları hakkında söylenebilecek o kadar çok şey var ki. Madem konu dizilier ordan yola çıkalım. cahil bıraktırılmış kendi beyni ile düşünmekten yoksun bir toplum olarak malesef dizilerde ki sanal dünyayı gerçek sanıp kıyameti kopartıyoruz ama gerçek olan olaylar içinse susup oturuyoruz. sindirilmişlik ve bezmişlik damarlarımıza işlemiş artık. 1980 öncesi filmlere baktığınız zaman toplumsal olaylara dikkat çekiliyor. kimi zaman espirili kimi zaman ağlatan şekilde ama ortak tema toplumsal sorunlar. peki günümüzde ne oluyor. hangi dizide toplumsal bir olayı değerlendirebiliyoruz. hiç birinde. ya bir mafya babasının hayatı ya da sevipte kavuşamayan ayrılığın ihtirasın olduğu paranın ve zenginliğin göz boyadığı diziler ve niceleri…….
    durum böyle iken insanlarımızı aslında istediğiniz gibi yönetebilirsiniz. haberlerde dizilerde bir korku dünyası yaratılıyor. insanlar git gide bireysel olmaya yönlendiriliyor. dizilerde seversen üzülürsün aldatılırsın mutlu olamazsın.
    haberlerde dışarı çıkarsan insanlara güvenirsen soyulursun öldürülsün tecavüze uğrarsın. bunlar evet gerçekler ama hayatımızda hiç iyi olan bir şey yok mu. başka bir insana güvenipde başarılı olmuş insanlar yok mu. sevipte çok mutlu olan insanlar yok mu.
    hepsi mevcut aslında.
    dizilerde birilerinin birileri ile öpüşmesi öldürmesi aslında hayatımızda olan şeyler değil mi. ama bi de hayatımızda olan diğer şeyler var. yoksulluk işsizlik fakirlik öğrenci okutmanın zorluğu öğrenci olmanın zorluğu bunlarda işlense dizilerde fena olmaz mı?

  4. ilkin Says:

    bastırıldıkça daha çok açığa çıkar herşey sadece zaman gerekli

  5. sadi onar Says:

    o kadar gereksiz diziler arasında öldürmelerin yoğunlaştığı bir toplumda yaşamak…artık o kadar kolay ki öldürmek , her cinayet sadece “bir kişi eksildi” sevinci veriyor bazılarına.dini yorumlarla “kısasa kısas” diyerek “katli vacip” bedenleri eritiyoruz içimizde.fakat konuyu sadece cezalandırmaya endeksli düşünen bağnaz zihniyet yüzünden sevmeyi ve sevdirmeyi unuttuk.bir dudak neden bir başka dudağa değer? bir el neden bir başka eli tutar? bir insan neden seviyorum der? biz daha bu soruları “tabu” olarak gören bir muhafazakar fanusta yaşamaya zorlanırken “öpüşme” konusunu onların önüne seriyoruz! biz de ne geri kafalıyız!!!

Do you dare to leave a reply ?