<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="WordPress/2.7" -->
<rss version="0.92">
<channel>
	<title>Banu Güven Blog</title>
	<link>http://banuguven.com</link>
	<description>Banu Güven'in web günlüğü</description>
	<lastBuildDate>Mon, 18 Jan 2010 13:29:14 +0000</lastBuildDate>
	<docs>http://backend.userland.com/rss092</docs>
	<language>en</language>
	
	<item>
		<title>2009 senesi hararet yaptı</title>
		<description><![CDATA[Bu yazıyı 2 Ocak 2010’da okuyorsunuz, o halde çok da geç olmayan bir yeni yıl -eski yıl yazısı olarak kabul edin. 2009’un son günleri fena hararet yaptı. Sadece 29 Aralık 2009’da olanlara hızla bir bakalım. Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda arama sürerken Genelkurmay’dan ‘her şey hukuk çerçevesinde’ açıklaması geldi, gözaltına alınan sekiz askerin ifadeleri alındı, o esnada [...]]]></description>
		<link>http://banuguven.com/2010/01/02/2009-senesi-hararet-yapti/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Marina&#8217;nın düşündürdükleri</title>
		<description><![CDATA[Çoğunluk, çocuklar milli marş okurken kendilerinden geçip hıçkırıklara boğulunca değişik bir haz duyuyor, ben buna dayanamıyorum. Marina’yı gördüğümde de içim parçalandı.
Misafirlikteydik, televizyonun sesi kısıktı ve ekranda Gökçeada’dan, Gliki -bugünkü adıyla Bademli- Köyü’nden tanıdığım dünya tatlısı Marina vardı. Son derece teatral bir hadise vuku buluyordu. Televizyonun sesi açılınca durum hemen anlaşıldı. Bu da o yarışmalardan biriydi. [...]]]></description>
		<link>http://banuguven.com/2009/12/26/marinanin-dusundurdukleri/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Bollywood Mollywood</title>
		<description><![CDATA[Bir haftadır aklıma geliyor, gülüp duruyorum. 1001 Belgesel Film Festivali’nin açılış filmi Malegaon’un Süpermen’i bir kez daha yeryüzünde ne kadar çok şeyden habersiz olduğumuzu hatırlattı bana.
Olay Hindistan’da geçiyor. Malegaon diye bir şehir olduğundan haberdar mıydınız orada? Bombay ya da Mumbai’nin 280 km. kuzeydoğusunda, Hindu ve Müslümanların nehrin iki kıyısında yaşadığı bir şehir. Nüfusu 1 milyon [...]]]></description>
		<link>http://banuguven.com/2009/12/12/bollywood-mollywood/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Öpüş-me!</title>
		<description><![CDATA[Şöyle oturup yarım saatte güzel bir köşe yazısı yazayım dedim&#8230; Başlıyorum&#8230;
Konumuz öpüşme. Bunu haftalar önce bir magazin ekindeki haberi gördükten sonra yazarım diye düşünmüştüm. Alt alta, belki altı- yedi diziden öpüşme sahnelerinin fotoğrafları vardı ve mealen ‘Bu sahneler dizilerin reytingini uçurdu’ gibi bir fikir dile getiriliyordu. Yeşilçam’da öpüşme bariyerinin çoktaaan aşıldığını, milletin dudakların birleşmesini artık [...]]]></description>
		<link>http://banuguven.com/2009/12/05/opus-me/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Susan Boyle&#8217;u dinledim</title>
		<description><![CDATA[Susan Boyle albümü çıkardı, rekoru kırdı. Artık herkes onu tanıyor zaten. İngiltere’nin Pop Star’ında öyle şaşırtmıştı ki herkesi. Albümü ‘I Dreamed A Dream’ çıkınca oturup videosunu tekrar izledim. Onun kendinden emin hali, jürinin ukalalığı, izleyicilerin birbirlerine bakıp küstah küstah gülmeleri. Kadın ağızını açıp söylemeye başladığındaysa, müzikle birlikte salona yayılan coşku. Küstahlığın yerini ‘aptal bir şaşkınlığın’ [...]]]></description>
		<link>http://banuguven.com/2009/11/28/susan-boyleu-dinledim/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Her yer yeşil&#8230;</title>
		<description><![CDATA[Epeydir bir dertten mustaribim&#8230; Yeşili seviyorum, ama neon yeşilini ya de led yeşilini değil. ‘Zevkler ve renkler tartışılmaz’ önermesinin üzerini de, bu yazının (da) başında kalınca çiziyorum. Hepsi tartışılır. Çektiğim sıkıntı ise şehrin her yanında beni karşılayan, gözümün içine giren neon ve led yeşilleri&#8230;
Şöyle&#8230; Boğaz Köprüsü’nün ışıklandırmasını beğenmediğimi daha önce de dayanamayıp anlatmıştım. Deniz kenarında [...]]]></description>
		<link>http://banuguven.com/2009/11/11/her-yer-yesil/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Pastasal Atatürkçülük</title>
		<description><![CDATA[Yayın sırasında görmemiştim, ertesi gün gördüm. 29 Ekim kutlamalarında İstanbul Valisi’nin talimatıyla ve modacı Faruk Saraç’ın marifetiyle pastadan Atatürk çıkmıştı. Kutlamanın zirveye çıktığı anda dev pasta maketinin üzerinden normal boylarda, belki de gerçekten biraz daha büyük boyutta bir Atatürk görünmeye başladı. Önce başı, sonra şapkayı tutan eli, halkı selamlamak için kalkıp inen kolu, ardından yavaş [...]]]></description>
		<link>http://banuguven.com/2009/11/07/pastasal-ataturkculuk/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Çukurca&#8217;dan gelen keklik</title>
		<description><![CDATA[Bundan birkaç yıl önce bir taksi şoförüne nereli olduğunu sordum. Hakkarili’ydi. Neden İstanbul’a gelmişti pekiyi? 1990’ların başında köyü yakıldığı için. PKK her köye uğradığı gibi onlara da uğruyordu ve asker de bunu fark etmişti. O zamana kadar iyi ilişki içinde olduklarını anlattığı komutan bir gün köye gelip “Evleri boşaltın, buradan taşının” dedi. Nereye pekiyi? Bunun [...]]]></description>
		<link>http://banuguven.com/2009/10/24/cukurcadan-gelen-keklik/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Ne gerek var copa, varken vatandaşta sopa&#8230;</title>
		<description><![CDATA[Üniversite yılları, Beyazıt Meydanı. Sol görüşlü öğrenciler, “Üniversitede polis istemiyoruz” diye oturma eylemi yapardı. O zamanlar durum şöyleydi. Üniversite açılmadan bir girip hangi anfide ders yapacağımı göreyim demiştim. Saat 5’i 5 geçtiği için içeriye bir sivil polis eşliğinde girebilmiştim. Çok şaşırmıştım, çok. Ders aralarında da bazı sivil polislerin gelip diyalog kurmaya çalıştığına tanık olmuştum. Düşünün bankta [...]]]></description>
		<link>http://banuguven.com/2009/10/10/ne-gerek-var-copa-varken-vatandasta-sopa/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Tribündeki bölücüler</title>
		<description><![CDATA[Türkiye’de sahalarda ırkçılığa varan bir milliyetçilik sorunu yaşandığı son Diyarbakırspor -Bursaspor maçında keşfedildi sanki. Daha önceki karşılaşmaların etrafında gelişen olaylar, mesela video paylaşım sitelerine de ‘Apo’nun p..leri’ başlığıyla yüklenen Bursaspor tezahüratı hiç mi rahatsızlık yaratmadı acaba?
Bakın sözleri şöyle:
“Bu vatan bölünmez,
Bu böyle biline,
Bu vatan uğruna,
Hazırız ölmeye,
Apo’nun p..leri,
Sabrımız kalmadı,
Bursalı geliyor
S..ecek ananı&#8230;”
Bu sözler yıllardır yankılanıyor statlarda. Pekiyi herhangi [...]]]></description>
		<link>http://banuguven.com/2009/10/03/tribundeki-boluculer/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Türküm, doğruyum, yasak!</title>
		<description><![CDATA[Geçenlerde keşfettik. Bir Rum dostumuz, 1960’larda ilkokulda öğretilen ‘Andımızı’ böyle öğrenmiş ve hâlâ da böyle sanıyormuş. ‘Türküm, doğruyum’dan sonra ‘yasam’ değil, ‘yasak’la devam eden bir ant olduğunu düşünmüş, o yaşta da birçok yasakla karşılaşan, ‘Vatandaş! Türkçe konuş!’ kampanyalarının da bizzat mağduru olan bu çocuk. Baskıcı politikalar nedeniyle önce adasından, sonra da memleketinden göçmek zorunda kaldığı [...]]]></description>
		<link>http://banuguven.com/2009/09/26/turkum-dogruyum-yasak/</link>
			</item>
	<item>
		<title>En yaman foto muhabiri, Ara Güler!</title>
		<description><![CDATA[Foto muhabirliği zor iştir. Ben kenarından köşesinden yaptım. Milliyet’te çalıştığım dönemde dış görevlere genelde tek başıma makinemle çıkardım. Golan’ı Suriye tarafından çektiğim fotoğraf dokuz sütuna açılınca çok mutlu olmuştum ama biliyordum, iş burada değildi. İyi foto muhabiri olmanın başka birçok kriteri vardı. Mesele röportajın konusunu en iyi şekilde aktaracak fotoğrafları çekebilmekti.
Filistin’de bir çatışma anı mı? [...]]]></description>
		<link>http://banuguven.com/2009/08/22/en-yaman-foto-muhabiri-ara-guler/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Kameranı vicdanına çevir!</title>
		<description><![CDATA[Evde kameranız var mı? Peki ya vicdanınız? O kesin vardır. O zaman size anlatacaklarımla ilgilenebilirsiniz. Bu hafta insana iyi gelen bir proje başladı: Vicdan filmleri projesi. Kısa kısa vicdan filmleri&#8230; Vicdanı anlatmak için uzun metraj gerekmez ki. Bir an bile yeter.
Fikir Hrant’ın herkesi vicdana davet eden sözlerinden çıktı. “Sağduyunun, vicdanın sesi suskunluğa mahkum edildi. Şimdi [...]]]></description>
		<link>http://banuguven.com/2009/08/15/kamerani-vicdanina-cevir/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Bienallik camiler</title>
		<description><![CDATA[İstanbul’dan çıkın, istikamet Tekirdağ olsun. Mümkünse arabayı siz kullanmayın ve yol boyunca iki tarafa dizilmiş binalara bakın. Yavaş gidilirse daha çok şey yakalayabilirsiniz. Eşsiz özelliklere sahip binalar var yolun iki tarafında. Küçük renkli fayanslarla kaplanmış cepheleri, denize nazır küçücük pencereleri, alüminyumdan kubbeleriyle küçük camiler. Hepsi eşsiz özellikte mimari eserler&#8230;
İstanbul’un bir köşesinde yaptığı gecekondunun üzerine, o [...]]]></description>
		<link>http://banuguven.com/2009/08/08/bienallik-camiler/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Hell yeah sayın Tekin!</title>
		<description><![CDATA[Başbakanın geçtiğimiz günlerde partililerine yaptığı ‘muhafazakarlık çağrısı’ gerçekten endişelendirmişti beni. Başbakan, Ankara il kongresinin sonuna doğru kendinden geçip, mealen ‘Bakın dün gezdiğimiz tesislerde gördüğümüz gençlerin hali içler acısıydı. Kızınıza sahip çıkmazsanız (tabii oğlunuza sahip çıkmasanız da sorun değil ya&#8230;) ya davulcuya ya zurnacıya!!!’ gibi şeyler söylemişti. Hatta bizim Sezyum onun üzerine ne güzel bir ‘drumset’ [...]]]></description>
		<link>http://banuguven.com/2009/08/01/hell-yeah-sayin-tekin/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Hey duman avcısı!</title>
		<description><![CDATA[Sigara yasağı en geniş haliyle ciğerlerimizi kapladı. Açıkçası fena halde duman altı olan mekânlarda bulunmaktan ben de hoşlanmıyorum.
Ama ne yapıyorum? Oralara gitmiyorum. Oranın işletmecisi benim gibilerin oraya gitmediğinin farkında mı? Farkında.
Oradaki, yeni adı bu oldu galiba, pasif içici dendiğine göre, içiciler farkında mı? Farkında&#8230; Pasif içici olmayı kabul eden de ediyor zaten.
Çevresel tütün dumanının etkileri [...]]]></description>
		<link>http://banuguven.com/2009/07/25/hey-duman-avcisi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>İlk fırsatçı kim olacak?</title>
		<description><![CDATA[Açık söyleyeyim, Michael Jackson’la ilgili kafa karışıklığı yaşayan biriydim. Benden 10 yaş kadar büyük olan bu adamın müziği beni Led Zeppelin ya da King Crimson gibi etkilemezdi. Ama şovlarını ve video kliplerini ağzım açık izlerdim. Dans stilini fazla gayretkeş bulurdum. Şaşkınlığım biraz da o yüzdendi. Ben moonwalk yapmadım, hayır. Şarkılarını ise gayet iyi biliyordum. ‘Thriller’ın [...]]]></description>
		<link>http://banuguven.com/2009/07/11/ilk-firsatci-kim-olacak/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Vicdanını sokağa çıkar!</title>
		<description><![CDATA[Aylardan temmuz&#8230; Konu tanıdık gelecektir. Ama doğası, daha doğrusu memlekette adalet kavramının doğası itibariyle tekrar tekrar yazılmayı hak ediyor. Bu günler aslında deniz kenarında rehavet içinde yuvarlanılacak yaz günleri. Okullar çoktan kapandı, sınavlar da bitti. Herkes geride bıraktığı meşakkatli mesainin acısını çıkarıyor ya da çıkarma hayalleri kuruyor. Herkesin kendine döndüğü zaman yaz zamanı.
Acaba dertler su [...]]]></description>
		<link>http://banuguven.com/2009/07/04/vicdanini-sokaga-cikar/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Atatürk&#8217;e benzemeyen Atatürkler</title>
		<description><![CDATA[Haftanın en dikkate değer haberlerinden biri, Uşak’taki kura çekiminde aile hekimlerine yukarıdan bakan, uzun ve gür saçları fönlü, hatta soğan kabuğu rengine boyalı Atatürk portresiydi. Yüzü bence kendisine benziyordu ama, sanki bilgisayar programında başka birinin kafasına, başkasının saçlarının altına oturtulmuş gibiydi. Yani kötü bir portreydi.
Atatürkçü Düşünce Derneği Uşak Şubesi ise bu posterde daha fazlasını görüyordu. [...]]]></description>
		<link>http://banuguven.com/2009/06/20/ataturke-benzemeyen-ataturkler/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Ocağına incir ağacı dikmek&#8230;</title>
		<description><![CDATA[İmroz&#8230; Yunancasından tam olarak okunduğunda Imvroz&#8230; Türkiye’nin bir zamanlar en büyük köyünü barındıran en büyük ve bana sorarsanız, en güzel adası. Geçen hafta sonu oradaydım. Tepeleri, sahilleri, denizi ve insanlarıyla, hatta artık orada olamayanların bıraktığı izlerle, zihnimde hep canlı kalan ve beni çağıran ada&#8230;
Sonunda ataletten kurtuldum, hatta çok sevdiğim bir arkadaşımın amansız takibi sonucu kendimi [...]]]></description>
		<link>http://banuguven.com/2009/06/13/ocagina-incir-agaci-dikmek/</link>
			</item>
</channel>
</rss>
